TÜM ZAMANLARIN EN İYİ PR FİLMLERİ

Halkla İlişkiler sektöründe çalışıyorsanız ve mesleğinizle ilgili yeteri kadar kaynak olmadığını düşünüyorsanız, bu filmleri mutlaka seyretmelisiniz. Bu filmlerden, PR sektörüyle ilgili birçok ipucu bulacak, örnek vaka ve kriz yönetimi ile ilgili çarpıcı örneklerle karşılaşacaksınız. İşte tüm zamanları en iyi ve en etkileyici PR filmleri.

The Candidate (1972)

Bir PR profesyonelinin çok az materyalden nasıl bir aday çıkartabileceğine dair büyüleyici bir film. Halkla ilişkilerin, gerçeği nasıl saptırabileceğinin, sektörün gücünü iyiye ve kötüye nasıl kullandığının özlü hikayesi.  Film, PR uzmanlarının bugün ne yaptıklarıyla ilgilidir; küçük sezgiler, az ayrıntı ve başarılı olmak için gerçek bir hikaye yaratmak.

 

Wag the Dog (1997)

wag-the-dog

Dustin Hoffman ve Robert DeNiro’nın oynadığı film, seçim zamanı ortalığı karıştıran bir skandalla nasıl başa çıkıldığının hikayesidir. Halkın dikkatini dağıtmak için sahte bir savaş bile yaratan bir siyasi halkla ilişkiler danışmanı üzerine odaklanmıştır.

 

Jerry Maguire (1996)

jerry

Ölümsüz “Show me the money” mottosundan, müşterilerini çalmaya çalışan diğer ajanlarla olan tartışmalara, müşterileri için yaptığı zorlu çalışmalardan pazarlamaya itmeye kadar geçen sürede, Halkla ilişkiler mesleği ile ilgili birçok beceri var. Kendinize sadık kalıp kalmadığınıza dair bir film – hatta etrafınız sizi satanlarla çevrili olsa bile- bir gün kazanabilirsiniz.

 

The Social Network (2010)

the-social-network

Günümüzde halkla ilişkiler dijital medyayı da içeriyor kuşkusuz… Film; öğrencilerin, Harvard Gazetesi aracılığıyla yeni bir sosyal medya platformu tanımalarını ve sonrasında olumsuz hikayelerini anlatıyor. Hem dijital medyayı hem de geleneksel halkla ilişkileri anlatan harika bir iş hikayesi.

 

All the President’s Men (1976)

all-the-presidents-men

Redford ve Hoffman. Bu iki oyuncu, Başkan Nixon’ın istifasına yol açan Watergate skandalının ayrıntılarını ortaya çıkaran tarihi muhabirleri canlandırıyor. Evet, bu bir gazetecilik filmi, ancak hikaye göz önüne alındığında, bu hikaye halkı, hükumeti ve hatta insanı nasıl etkileyeceği ile tamamen ilgileniyor. Bu şaşırtıcı film, bir PR ajansına, krizler hakkında ne dersler alabileceği ipuçları sunuyor.

 

Sweet Smell of Success (1957)

sweet-smell-of-suc

Film, bir dedikodu köşe yazarı ve bir halkla ilişkiler ajans başkanı arasındaki ilişkiyi vurguluyor ve yakından bağlı olan ilişkileri göz önüne sürüyor. Bir öykünün imajını şekillendirmede, PR’ın önemini ve gazetecilerle PR uzmanlarının arasındaki ilişkinin gerekliliğini vurguluyor. Film, bazı üniversitelerde halen vaka incelemesi olarak ele alınıyor.

 

The Queen (2006)

the-queen-531cfab54aa50-1

Princess Diana’nın ölümünü izleyen günlerde Kraliçe II. Elizabeth’i oynayan Helen Mirren’in oynadığı film; kriz iletişiminin bir küçük evreni haline geldi. Başbakan Tony Blair ve Kraliyet Ailesi, Diana’nın ölümünü halka ve yaslı Londra kentine sunmak zorundaydı. Senaryo, Diana ile Prens Charles arasındaki boşanma ve Kraliçeyle ilgili konularla uğraşarak, PR ekibinin bunu nasıl yapacağını ele alır.

 

Primary Colors (1998)

primary-colors

PR danışmanlarının, adaylara, siyaset alanında yol göstermelerine yardımcı olmakla ilgili bir başka film. Medyadaki ört basları, dönüşleri, acil PR durumlarını ele almakla ilgili eğlenceli, eğitici ve keyifli bir film. 

 

Phone Booth (2002)

phone-booth-560221a079b8c

Halkla ilişkiler yanlısı ve reklamcı arasındaki farkı öğrenmek isterseniz, filmin açılış sahnesini izlemelisiniz. Hiçbir strateji yok; hepsi kaldıraç. Tanıtım kariyerine odaklanan Stu Shepard ve sadece gazetecilik yapan biriyle ilgili bir film. Dolayısıyla bu nedenle en iyi PR filmleri listesinde olması gerekiyor.

Deniz VAYLOYAN

 

PAYLAŞ: