MODA’NIN FAST FOOD’U FAST FASHION

Hızlı modayı, teknolojik değişimler ve bunların endüstriyel yansımalarıyla “İstediğim şeyin ne olduğunu biliyorum ve istediğim şeye şimdi sahip olmak istiyorum” mottosuna ayak uyduran, “Gör ve Al” modelini benimseyen tüketicileri mutlu etmek ve onları kendilerine bağlamak isteyen markaların ortaya çıkardığı bir kavram olarak tanımlayabiliriz. Hızlı moda kavramı günümüz moda anlayışına yeni bir soluk ve bakış açısı getirerek tüketiciye en yeni, en son moda ürünleri uygun fiyatlarla satın alma imkanı sundu. Bugüne kadar bu trendle özdeşleşen markalar arasında öne çıkanlar Zara, H&M, DeFacto, Mango ve Koton oldu.

“İşinizin başarısı modayı ne kadar ucuza sunabileceğinize bağlıdır”
Zara’nın patronu, Amancio Ortega

Markalar bundan 15 sene öncesine kadar iki ana sezon üç de ara sezon olmak üzere toplam beş koleksiyon çıkarırken artık yılda 8 ila 24 koleksiyon hazırlar hale geldi. Bu da ürün adedinin azalıp model çeşitliliğinin fazlalaşmasıyla gerçekleşti. Bu durumu kullanan markalar, raflarda her üründen az sayıda ve bedende dağılım ile müşterilerde “Her an bitebilir, almalıyım” hissi uyandırdı. Böylelikle yaklaşık 15 günde bir yenilenen rafları merak eden müşteriler, mağazaları yılda ortalama 17 kez gezmeye başladı. Diğer bir deyişle hızlı moda, tüketiciyi en son moda ürünleri en uygun fiyata satın alabilecekleri bir yarışa sokma amacına başarıyla ulaştı. Buna kanıt olarak da yazının başında alıntılanan hızlı moda trendinin öncüsü Zara’nın patronu Amancio Ortega’nın Bill Gates’i geçerek dünyanın en zengin insanı seçilmesi gösterilebilir.

Son dönemde hızlı moda markaları, tüketiciye farklılık sunmak ve daha fazla fayda sağlayarak marka sadakatini artırmak için yeni bir yola girdi ve kendi tasarım ekiplerinin yanı sıra ünlü modacılarla, bloggerlarla ve stil danışmanlarıyla beraber koleksiyonlar hazırlamaya başladı. Bu trend bir yandan tüketicinin markaya duyduğu bağlılığı artırırken diğer yandan işbirliği yapılan kişinin adının daha fazla tüketiciye duyurulmasını sağlıyor. Global düzeyde H&M ile başlayan bu trend ülkemizde DeFacto, Koton gibi markalar tarafından da başarıyla uygulanıyor ve genel itibariyle yerli markalar, hızlı moda akımını Türkiye pazarına uygulama konusunda son derece yaratıcı işlere imza atıyor. Global trendleri yakından takip eden bu markalar, çalışmalarının doğru hedef kitlelere ulaşmasında iletişimin önemini de yavaş yavaş keşfediyor. Hızlı modanın sektörde yarattığı dinamik, yenilikçi ve gelişmeye açık atmosfer, moda iletişimi konusunda da önümüzdeki dönemde yaratıcı ve etkin kampanyalar göreceğimize ilişkin beklentileri yükseltiyor.

PAYLAŞ: